İlginizi Çekebilir!
  1. Ana Sayfa
  2. Röportaj
  3. 17 yıldır yollardalar

17 yıldır yollardalar

17 yıldır yollardalar

Ayşe Aktepe ve Nuran Pek… Emekli olduktan sonra yollara düşen iki gezgin. 50 ülke, 200’e yakın şehir gördüler. Seyahat onlar için keşfetmenin hazzına varmak demek…

OZAN ÖMER KADÜKER / MİLLİYET ROTA

Ayşe Aktepe 57 yaşında, 2 çocuk annesi, Nuran Pek 63 yaşında evli, 2 çocuk ve 2 torun sahibi. İki eski dost, 2000 yılıyla birlikte, “Biz de gençler gibi gezebiliriz” diyerek yola çıkmış.
Bugüne kadar 50 ülke, 200’e yakın şehir görmüş, onlarca güzel anıya sahip olmuşlar. Bu anıları da www.bavulumnerede.com adresinde paylaşıyorlar. Seyahati “vazgeçilmezimiz” diye tanımlayan iki gezginle, bu “vazgeçilmezleri” üzerine sohbet ettik.

 

■ Ne zamandır birlikte geziyorsunuz? Fikir nasıl ortaya çıktı?

2000 yılında milenyumla birlikte bizde de şimşekler çaktı ve aydınlandık. Emeklilikle birlikte ikimizin de hayallerinin kesiştiğini ve ortak tutkumuzun seyahat etmek olduğunu fark edince “neden olmasın, biz de gençler gibi gezebiliriz” dedik ve yollara düştük, 17 yıldır birlikte yollardayız.

■ Çevrenizden nasıl tepkiler aldınız? Gezdiğiniz yerlerde tanıştığınız insanlar ne diyor?

Öncelikle şaşkınlıkla karşılanıyoruz, ardından sohbete başladığımızda herkesin içinde var olan
bir isteği gerçekleştirdiğimizi anlıyoruz. Sohbet sonunda bir Türk kadını olarak bu şekilde gezebildiğimizden dolayı tebrikleri kabul ediyoruz ve “birlikte gidelim” şeklinde teklifl er alıyoruz. Eşler,
çocuklar ve torunlar bizim mutlu olduğumuzu gördükleri ve kürkçü dükkânına döneceğimizi
bildikleri için destekliyorlar.

 

■ İlk seyahatinizi nereye yaptınız?

Bireysel gezilerin dışında birlikte ilk seyahatimizi turla Tayland’a yaptık. Doğal güzellikleri,
mistik ve gizemli dünyalarıyla renkli tapınaklarını, gülümseyen insanlarını sevdik.

■ Rotanızı neye göre belirliyorsunuz?

Bozulmamış farklı coğrafyalar ilgimizi çektiği için ve de fazla yaş almadan, elimiz ayağımız tutarken, rotamızı uzaklara çeviriyoruz. Belgesellerde seyrettiğimiz dünya medeniyetlerini ve kültürlerini yerinde keşfetmek istiyoruz. ‘Savaş muhabiri gibiydik’

■ Hiç unutamadığınız bir anınız var mı?

Sri Lanka’da Tamil Gerillalar ile iç savaşın en yoğun olduğu dönemde, oldukça ucuza bilet bulmuştuk.
Gece yarısı vardığımız ülkede güvenlik nedeniyle elektrikler kesik, ülke zifiri karanlıktı. Yolda defalarca durdurularak kontrolden geçtik. Kendimizi savaş muhabiri gibi hissettik. Hiç turistin olmadığı dönemde, bazı bölgelere güvenlik nedeniyle gidemesek de ülkeyi boydan boya ucuza gezdik, krizi fırsata çevirdik. Doğasıyla Karadeniz’e benzeyen ülkede güzel günler geçirdik.

Karayoluyla Güney Amerika’ya gidecekler

 

■ Bundan sonraki ilk seyahatinizi nereye yapacaksınız?

Rotamızı belirledik ve biletlerimizi şimdiden aldık. Mart ayında yola çıkacağız, New York’ta konakladıktan sonra Güney Amerika gezimize başlayacağız, Peru’dan itibaren karayoluyla
Bolivya, Şili, Arjantin, Uruguay ve Brezilya’ya gitmeyi düşünüyoruz, planlarımız yollarda değişikliğe uğrayabilir, yeni yollar ve maceralar bizi bekliyor, heyecanla geri sayımı bekliyoruz.


■ Gezmek için çok para gerekiyor mu?

Çok görece bir şey bu, gezmeye nasıl baktığınızla alakalı, havayollarının yaptığı kampanyalarla
20 TL’ye yurt içi, 30 euro’ya yurt dışı biletleri bulunabiliyor. Yine 99 euro’ya yurt dışına yapılan ve de taksitler halinde ödenebilecek turlar var. Biz genellikle biletlerimizi aylar öncesinden alıyor, gittiğimiz ülkelerde aile yanlarında ve pansiyonlarda konaklayarak küçük bütçelerle gezmeye çalışıyoruz.

■ Seyahatin hayatınızdaki yeri nedir?

Bizim için vazgeçilmez bir eylem. Hedefimiz Avrupalılar gibi bastonlarımızla dahi gezmek. Çünkü seyahat sayesinde müthiş güzellikteki manzaraları, hayalini kurduğumuz yerleri görebilir, alışkanlıklarımızı değiştirerek yeni şeyler deneyerek özgüven ve başarı duygumuzu geliştiririz. Bizim felsefemiz “Kıyıyı kaybetmeye cesaret edemeyen yeni okyanuslar keşfedemez.”

Biz işte bu “keşfetme haline” sevdalandık. Nepal’de ölü yakma töreninde annesine ilk ateşi veren çocuğun gözlerindeki ızdıraba, Kamboçya’da sokaklarda krep yaparak elde ettiğimiz geliri kimsesiz çocuklar yurduna bağışlarken mutluluğa şahit olduk. Taksiye binmek yerine kah kilometrelerce yürüyerek, kah halk otobüslerine binerek arttırdığımız paramızı Hindistan’da bebeğine süt alması için bir anneyle paylaştığımızda dünyada ne kadar adaletsiz bir yaşam olduğunu tüm çıplaklığıyla üzülerek gördük. Kısacası seyahat bizim için bir turist olarak değil, bir gezgin olarak keşfetmenin ve bazen
de ufak tefek hayatlara dokunuşlarla bir değer yaratmanın hazzına varmak demek.

 

Yorum Yap