Yüreğinin götürdüğü 40 ülkeye gitti

Yüreğinin götürdüğü 40 ülkeye gitti 1

Önce hayal kurup sonra seyahate çıkan Hayriye Ertürk, yüreğinin sesini dinleyerek 40 ülkede 100 şehre gitti. Finlandiya ve İtalya’yı sıkça ziyaret ediyor, sıradaki seyahatini Hindistan’a yapacak. Her seyahatinden yeni doğmuş gibi dönen Ertürk’ün gezmeyenlere bir mesajı var: Oturan gazel olur, gezen güzel olur…

ECZACI Hayriye Ertürk (67), çocuklarını büyütüp, emekli olduktan sonra dünya ülkelerini görmeye başlayan bir gezgin. İlk seyahatini 46 yaşında Amsterdam, Londra ve Paris’e yaptı. Peru, Japonya, Kırgızistan derken bugüne kadar 40 ülke gördü. En yakın seyahatini ise 2 ay sonra Hindistan’ın Bombay ve Goa şehirlerine yapacak. Gelecek rotasında Çin, Güney Afrika, Rusya ve Orta Amerika var.

Yeni yerler keşfetmeyi, yeni kültürler tanımayı, yeni lezzetler tatmayı çok seven Hayriye Ertürk, her seyahatinden farklı bir kişi olarak döndüğünü söylüyor. Herkese yeni yerler görmeyi tavsiye eden Ertürk, gezgin ruhlu yüreğinin götürdüğü yerleri anlattı…

 

 

 

 

‘Hintliler mutlu’

■ İlk yurt dışı seyahatinizi nereye yaptınız? Kaç yaşında gittiniz?

Çocuklarım büyüdükten sonra 1996’da 46 yaşında yaptım. Turla Amsterdam, Londra, Paris gezisiydi.

■ Bugüne kadar gittiğiniz ülke ve şehir sayısı kaç?

40 ülke gördüm. Gezdiğim şehirleri saymadım ama 100’e yaklaşır.


■ Seyahat denilince aklınıza ilk ne geliyor?

Seyahat bana yeniden doğuşu hatırlatıyor. Her seyahatimden farklı bir kişi olarak dönüyorum. Yeni yerler keşfetmek, farklı kültürler tanımak, yeni tatlar tatmak çok güzel. Gitmeden önce hayal kurmak cabası.

■ Hiç unutamadığınız seyahatiniz var mı?

Hindistan’a gerçekleştirdiğim seyahatimi hiç unutamam. İnsanlar pislik ve fakirlik içinde fakat bakışları çok saf ve temiz. Bizi oraya götüren Prof. Dr. Günseli Malkoç’a buradaki insanların, bu ortamı görmenin bizi rahatsız ettiğini söyledik. 2 gün kasılıp kaldıktan sonra hocam bizi neden buraya getirdin diye sorduk. O da onların gözlerinin içine baktınız mı diye bize sordu. Hayır, dedik. Gerçekten gözlerinin içine bakınca onların mutlu olduğunu gördük ve rahatladık. Hiçbir şeyi olmadan sokakta yaşayıp ölen insanlar var. Bu şartlarda yaşayıp mutlu olan insanlara bir de Küba’da rastladım. Almak ve satmak imkânı olmayınca insan daha mutlu oluyor galiba.

■ Bugüne kadar başınıza gelen en ilginç olayı anlatır mısınız?

Grup halinde Balkan gezisine gidecektik. Bilet paramı önceden yatırmıştım. Nasıl olsa biletimi almışlardır diye düşündüm. Havaalanında biletler dağıtılırken acı gerçekle yüzleştim. Bana bilet alınmamış, unutulmuştum. Uçakta boş koltuk kalmadığı için gidemedim. Elimde valizimle kalakalmıştım. Bir kez de Portekiz gezisini hastalığım nedeniyle iptal etmek zorunda kaldım. Geziye 2 gün kala pasaportum geldiğinde Schengen vizeme başka bir kadının resmini yapıştırdıklarını gördüm. Dedim ki hastalıkta
bile bir hayır varmış.


Farklı tatlara açık

■ Yemeklerini en sevdiğiniz ülke hangisi?
İtalya. Bize benzerlikleri, yemeklere verdikleri değer ve sunumdaki güzellikleri unutamam. Kuzey İtalya’da katıldığım gurme turunda değişik şehirlerde ve tarihi mekanlarda farklı lezzetler tattım.

■ Sizi en çok ne şaşırttı?

Berlin gezisinde Japonların Sony Center’ı beni çok şaşırttı Berlin’in göbeğine öyle bir eğlence yeri yapmışlar ki anlatılmaz, o merkeze bir büyük çadır koymuşlar. Uzaktan Fuji Dağı’nı
andırıyordu. Berlin’deki imparatorluk hükümet binasının modern bir yapıya dönüştürülerek, parlamento binası olarak kullanması da hayretler içinde bıraktı beni. Eski binanın tepesine devasa
büyüklükte camdan bir kubbe koymuşlar ve geniş güneş kalkanı güneşin hareketine göre hareket ederek binayı doğal olarak aydınlatıyordu.

■ Yurt içinde en sevdiğiniz yer neresi?

En çok yaşadığım şehir olan İstanbul’u seviyorum. Korunmuş, doğal kalabilmiş, traking yapılan yerlere gitmeyi severim. Kaçkar trans yaptık, eczacı arkadaşlarla Yusufeli’nin hanlar köyünden
1 hafta yürüyerek çadırlarda kalarak Ayder’e indik, hayatımın gezisiydi.

Yaylada, çadırda geceledi

■ En çok ayak bastığınız ülkeler hangileri?
Her ikisine de üçer kez olmak üzere İtalya ve Finlandiya’ya gittim. Biri güneyin, diğeri de kuzeyin güzelliğini yansıtıyor.

■ Gittiğiniz yerde ilk olarak ne yaparsınız?

Grupla gittiysem onlara uyuyorum. Münferit bir seyahatse toplu taşıma biletini, şehrin haritasını edinirim. Kaldığım yerin çevresini keşfederim.

■ En son nereye gittiniz?

En son Kırgızistan’a gittim, beni çok şaşırttı. İnsanların misafirperverliği çok güzeldi. Bişkek’te otelde kaldık ancak diğer şehirlerde ev pansiyonlarda kaldık. Duvarlar ve yerler halı kaplı ve tertemizdi. Rengârenk yatak çarşafları beni çocukluğumun geçtiği Gaziantep’e götürdü. Orada yaylada çadırda geceledik.

‘Amaç, çok yer görmek’

■ Henüz gidemediğiniz ama mutlaka gideceğim dediğiniz bir yer var mı?

Görmediğim bütün ülkelere imkânım olduğu sürece gitmek istiyorum. Çin, Güney Afrika, Rusya ve Orta Amerika ülkeleri öncelikli tercihlerim.

■ Bundan sonraki ilk seyahatinizi nereye yapacaksınız?

Hindistan’ın Bombay şehrine gideceğim. Oradan da 3-4 günlüğüne Hindistan’ın batı kıyısındaki Goa eyaletine geçeceğim. Bu seyahatime daha 2 ay var, şimdiden çok heyecanlıyım.

■ Rotanızı neye göre belirliyorsunuz?

Yüreğimin götürdüğü yere gidiyorum diyebilirim.

 

■ Seyahatte yanınızdan ayırmadığınız eşyalarınız neler?

Fotoğraf makinemi yanımdan ayırmam. Yanıma taşıması pratik hafif giysiler ve eşyalar alırım.

■ Bugüne kadar seyahatlerinize ne kadar para harcadınız?

Biz gezginler, hesaplı gezmeye çalışırız. En iyi gezi az parayla yapılandır. Amaç para harcamak değil mümkün olduğunca çok yer görmektir.

■ Son olarak gezginlere tavsiyeleriniz var mı?

Bütün gezmeyenlere, gezmeyi ve yeni yerler görmelerini tavsiye ederim. İki oğlum var, pek gezmezlerdi. Hep gezmeye meraklı kadınlarla evlenmeleri için dua ederdim. Hakikaten şimdi ikisi de benden çok gezer oldular. Bütün gezmeyenlere bir sözüm var: Oturan gazel olur, gezen güzel olur.

Milliyet Rota

Yorumlar (0)